DOLAR

18,6409$% 0

EURO

19,4956% -0.15

GRAM ALTIN

1.060,39%-0,08

ÇEYREK ALTIN

1.733,00%-0,11

BİTCOİN

316610฿%-0.06754

Öğle Vakti a 12:59
İstanbul PARÇALI BULUTLU 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Deepfake Videolarıyla Telefon Kilitleri Açılabilir mi?

Korkutucu derecede gerçeğe yakın videolar üretebilen deepfake teknolojisi, insanları belki bir noktada kandırabilir. Peki yüz tanıma sistemlerimiz bunlardan etkilenir mi?

Teknolojinin sunduğu yeni avantajların kötü ellerde de işlevsel olabildiğini maalesef görebiliyoruz. Sayfaları yavaşlatan ve saldırı amaçlı oluşturulan botlar, sosyal medyada gerçek bireylermiş gibi görünen sahte ve otomatik yönetilen (bot) hesaplar ve politik tartışmalar ortaya çıkarma potansiyeli bulunan deepfake videoları buna örnek verebiliriz.

Özellikle de deepfake tarafına burada parantez açmak gerek. Zira söz konusu teknoloji günümüzde daha çok eğlence alanında kullanılsa da bir noktada gerçeğinden ayırt edilemeyecek kaliteye ulaşacağı kesin. Peki insanları kandırma potansiyeli bulunan bu teknoloji, yüz tanıma ile gizlilik sağlayan akıllı telefonlarımızı da yanıltabilir mi?

Cevap, yüz tanıma teknolojisinin çalışma mantığında gizli:

En çok bilinen iki telefon markası Apple ve Samsung’un yüz tanıma teknolojilerine bakarak bu konuya basitçe ışık tutabiliriz. Samsung ile başlayalım:

Başta Samsung ve diğer android modellerde 2 boyutlu yüz tanıma kullanılıyordu. Peki bu ne demek?

Samsung iris tanıma

2 boyutlu yüz tanıma, yüzünüzü tarar fakat yüz şeklinizi 3 boyutluda olduğu gibi analiz etmez. Yani kameranızdan tanıttığınız yüzünüz de kameraya gösterdiğiniz fotoğraf da iki boyutlu olarak kaydedilir. Zaten bu yüzden telefonlardaki yüz tanıma sistemlerinin geçmişte sadece fotoğraflarla aşılabildiğini görüyorduk. Çünkü yüz bilginizi depolamada sadece ön kamera kullanılıyordu. Buna ek olarak makine öğrenimiyle de bu sistem kullandıkça gelişiyordu.

Fakat ilerleyen zamanlarda Samsung tehlikenin farkına vardı ve başta amiral gemisi modellerine kızılötesi LED yerleştirdi. Bu bağlamda 3 boyutlu sistemine geçildi ve daha yüksek güvenlik elde edildi. Fakat Samsung bunu yüz tanıma değil, iris tanıma olarak ortaya çıkardı. Galaxy S8 modellerinde gördüğümüz bu özelliğin fişi bir zaman sonra çekildi ve bahsettiğimiz basit yüz tanıma sistemine ek olarak parmak izi seçeneği sunuldu.

“3 boyutlu taramanın diğerinden farkı ne?” diye soracak olursanız, kızılötesi LED, yüzünüze çok sayıda noktalar yansıtarak 3 boyutlu yüz haritanızı çıkarıyor ve bu sayede kilit açarken kameraya gösterilenin fotoğraf veya video olmadığı anlaşılıyor. 

Zaman içinde ‘fotoğrafla kilit açma’ konusunu daha az duymamızın sebebi de bu; kızılötesi sensörlere geçmemiz:

Yine de çoğu modelde pek de güvenlik sağlamayan iki boyutlu yüz tanıma sistemlerini görmek mümkün. Bunların güvenliğini de yine makine öğrenimi sağlıyor.

Peki Apple ne yaptı?

Apple, iPhone tarihi için devrimsel hamlesini iPhone X modeliyle yaptı. Söz konusu modelde yıllardır herkesin alıştığı buton kaldırılınca Touch ID de ortadan kayboldu. Onun yerine kızılötesi sensör yardımıyla çalışan Face ID hayatımıza girdi. Buradaki teknoloji de Samsung kısmında bahsettiğimiz gibi kızılötesi projeksiyonuna dayalı. Yine burada 30 bin kadar minik nokta yüzünüze yansıtılıyor ve yine aynı şekilde yüz haritası oluşturularak güvenlik sağlanıyor. Bunun yanında Face ID, sakal ve gözlük gibi yüzünüzü bir nebze farklı kılan faktörlere de uyum sağlıyor.

Peki tüm bunları deepfake’e nasıl bağlayabiliriz?

Bahsettiğimiz iki boyutlu ve üç boyutlu yüz tarama arasındaki fark, deepfake konusuna geldiğimizde biraz karıştırılıyor olabilir fakat durum aslında fotoğraf konusunda olduğu gibi. Her ne kadar başka birinin 3 boyutluymuş gibi görünen gerçekçi videolarını oluştursanız da kamera bunu ekrandan göreceği için iki boyutlu olarak algılayacaktır. Yani yaygın olarak akıllı telefon dünyasında kullanılan sensörlerde durum böyle.

Bu bağlamda kızılötesi ışık noktalarının 3 boyutlu deepfake videosundan oluşturacağı görüntü aşağıdaki gibi olacaktır.

Ayna

Elle tutulur, üç boyutlu olan gerçekçi yüz modelleri elde edilmediği sürece -ki bu fazlasıyla ürkütücü olurdu- deepfake, Face ID gibi kızılötesi teknolojiler için hiç de zorlu bir rakip olmayacaktır. Bu güvenlik sayesinde günümüzde yüz tanımayla alışveriş bile yapılabiliyor.

İLGİLİ HABER

Yolcu Uçakları Kuzey Kutbu’ndan Geçebilmesine Rağmen Güney Kutbu’ndan Neden Geçemez?

Peki ileride bunun kötü amaçlı kişiler için aşılabilir bir hâl alacağını düşünüyor musunuz? Düşüncelerinizi yorum kısmında paylaşabilirsiniz. Bunun yanında farklı şirketlerin yüz tanıma için farklı yöntemler izlediğini, fakat deepfake konusu için bu ikisinin yeterli olduğunu belirtmeden bitirmeyelim.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Burger King’in İnsanlara ‘Aptal’ Muamelesi Yaptığı Reklamlar

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.